Loading...

Hem Beden Hem Ruh Sağlığınıza İyi Gelecek Salon Bitkileri

Salon bitkileri yaşadığımız ortamları birçok açıdan “daha iyi” hale getiriyor. Instagram’da #plants (bitkiler) etiketiyle 38 milyon paylaşım yapılmış şu ana kadar. Karantinada evde bitki yetiştirmeye ilginin arttığını sadece buradan bile görmek mümkün. Ağustosta baktığımda bu sayı 34 milyondu. Kabaca ayda 1 milyon bitki paylaşımı yapılmış, son 4 ayda. Müthiş bir sayı.

Salon Bitkilerinin Psikolojik Faydaları:

  • Pozitif duyguları artırıyor 
  • Stres ve endişeyi azaltıyor
  • Üretkenliği artırıyor (Okullarda ve iş yerlerinde)
  • Dikkat süresini uzatıyor ve odaklanmayı artırıyor
  • Sakinleştiriyor
  • Bakımları ile ilgilenirken anda kalmayı sağlıyor
  • Güzel kokulu bir çiçeği koklamak stres hormonu olarak bilinen kortizolü düşürüyor  
  • Çocuk ve ergenlerde özgüveni artırmaya yardımcı oluyor (Özellikle yenilebilir bitkiler yetiştirildiğinde)

Salon Bitkilerinin Fiziksel Faydaları:

  • Havadaki toksinleri temizliyor
  • Kuru havayı nemlendiriyor
  • Yorgunluk ve baş ağrılarına bağlı şikayetleri azaltıyor (Bir araştırmaya göre yüzde 25 oranında!)
  • Ameliyat sonrası hastalarda ağrıları azaltıyor
  • Tansiyonu düşürüyor
  • Hareket etmeye teşvik ediyor

Bu sonuçlar bahçe işleri ile uğraşanlarda çok daha yüksek seviyelerde görülüyor. Örneğin bahçede çiçek bakımı ile ilgilenen yaşlılar arasında yapılan araştırmalar demans seviyesinin düştüğünü ortaya çıkarmış. Yeşil alanda yürüyüş yapan bir grup ile trafiğin yoğun olduğu bir yerde yürüyüş yapan grup arasında yapılan hafıza testinde de kim öne çıkmış? Tabii ki ilk grup. Doğada düzenli zaman geçirenlerin yaşamdan keyif alma oranlarının arttığı da bilimsel olarak ispatlanmış durumda. Bu konuda çok sayıda araştırma var. Yazıyı araştırma verileri ile doldurmak istemediğim sadece sonuçları paylaşıyorum. Bence daha fazla kanıta da ihtiyacımız yok 🙂

Yukarıdaki psikolojik yararlar, her salon bitkisi için geçerli değil. Orkide gibi hassas bitkiler bazen strese neden olabiliyormuş. Bu nedenle yetişmesi kolay bitkileri tercih etmek lazım. Fazladan strese hiç ihtiyacımız yok. Bir arkadaşınızın evinde kolayca büyüyüp dallanıp budaklanan bir çiçek, sizde hiç öyle bir performans göstermeyebilir.      

Bahsettiğim araştırmalarda genel olarak bitkilerin neden olduğu alerji çok düşük olarak kaydedilmiş. Hatta birazdan okuyacağınız gibi alerjiye iyi geldiği durumlar da var. Gece yatak odasında bulunmaması gereken bitkilerin saldığı karbondioksitin sağlığa zarar verecek boyutta olmadığı bilgisini de farklı kaynaklardan okuyorum.  

Havayı yüzde 87 oranında temizleyebilmeleri müthiş

Biz nefes alırken yaptığımız şeylerin tam tersini evimizdeki salon bitkileri yapıyor. Havaya oksijen salıyor, karbondioksiti emiyorlar. Bu işlemle sadece daha fazla oksijen almakla kalmıyor, zehirli toksinlerden büyük ölçüde arınmış temiz hava soluyoruz. NASA’nın araştırmasına göre salon bitkileri 24 saat içindeki havayı toksinlerden yüzde 87 oranında temizleyebiliyor ki bu müthiş bir oran!

Başka araştırmalardan da ev bitkilerinin odaklanmayı ve üretkenliği yüzde 15’e kadar artırdığı sonuçları alınmış. Sanırım bende bu oran yüzde 50-60’lara çıkıyordur. Evdeki bitki sayım arttıkça koleksiyonlarım da genişliyor. Instagram’daki koleksiyonlarım

Salon bitkileri ve Monstera
Yeşil, renk olarak da yaratıcılıkla ilintili bir renk olarak görülüyor. Monstera havayı temizlerken bize ilham da verebilir.

Dr. Sally Augustin, çevre üzerine uzmanlaşmış bir psikolog. Evde yetiştirilen çiçeklerin ve bitkilerin stres seviyesini azaltabildiğini söylüyor. Özellikle uçları yuvarlak veya kıvrımlı, bol yapraklı olanlar iyi geliyormuş. İlginç olan da Augustin’in bunun sebebini eski çağlara dayandırması: “Bol yapraklı yeşillikleri görmek, insanlığın ataları için ‘yakınlarda yiyecek bir şeyler olabileceği’ anlamına geliyordu, bu da onlar için rahatlatıcıydı.”

Havadaki Toksinleri Azaltan Salon Bitkileri (İhtiyaç duydukları ışığı aldıkları takdirde)

Işık yetersizliğini tolere edebilen, bakımı kolay, bütçeleri de zorlamayacak bitkilerin listesi. Bu bitkiler yapraklarını kullansa da havayı temizleme işini asıl yapan, kökler!  

Havadaki formaldehit oranlarını azaltanlar (Belli bir dereceye kadar):

Areka Palmiyesi (Dypsis Lutescens):

Havayı toksinlerden temizleyen bitkiler arasında ilk sıralarda.Yeter ki direkt güneş ışığına maruz kalmasın. Yoksa yemyeşil yaprakları sararabilir. Doğal filtre görevinin yanı sıra havayı da nemlendiriyor. 

Bambu Palmiyesi (Rhapis excelsa):

Evde de yetişen birçok palmiye türü, aynı zamanda fiziksel sağlığımıza da iyi gelen bitkiler. Uzun ömürlü, mevsimin şartları ile uyumlu.   

Kentya Palmiyesi (Howea forsteriana):

Kentyada dikkat edilmesi gereken noktalardan biri rüzgar. Balkonda rüzgara ve 14 derecenin altında sıcaklığa maruz bırakmamalı.  

Barış (yelken) Çiçeği (Spathiphyllum sp.):
Barış çiçeği

Zarafet simgesi barış çiçeği, zararlı kimyasalların emilimini sağlayarak daha temiz hava solumamıza yardımcı oluyor. Formaldehitle birlikte karbonmonoksit seviyelerini de düşürüyor. Doğrudan güneşi sevmediği için yeterli ışık alamayan apartman dairelerinde yetiştirebilirsiniz.

Çin Herdemyeşili (Aglaonema):
Çin herdemyeşili

Son yıllarda popülerliği artan salon bitkilerinden. Farklı renk geçişleri ile tropik bir görünüm verdiği için de tercih ediliyor.

Havadaki benzen oranlarını azaltanlar:

Salon Yaprağı (Aspidistra elatior):

Uzakdoğu kökenli, çok zahmet vermeyen bir bitki.

Para Çiçeği (Crassula ovata):

Karbondioksiti emip ortama oksijen sağlıyor. Bereketi simgeliyor. Adı üstünde. Dekorasyonunuzu tamamlıyor. E daha ne yapsın?

Hem formaldehit hem de benzen oranlarını azaltanlar:

Paşa Kılıcı (Sansevieria trifasciata):

Bir metreye ulaştığında insanı ev sahibi yaptığı inanışını duymuşsunuzdur. Bitkilerle ilgili bu olumlu inanışlara bayılıyorum. Neye inanırsan olur 🙂 Paşa kılıcının ispatlanmış yararı ise havadaki karbondioksiti alıp oksijene çevirmesi. Tam da bu nedenle yatak odalarında kullanabiliyoruz. Düşünsenize, uykudayken daha temiz bir hava soluyorsunuz. Onun için yatak odası bitkisi diyenler de var. Farklı iklimsel ortamlarda hayatta kalabilen, yeni başlayanların da tercih edebileceği bir süs bitkisi.

Araştırmacı ve ekoloji aktivisti Kamal Meattle, “Temiz havamızı nasıl yetiştirebiliriz” başlıklı TED konuşmasında havayı en iyi temizleyen 3 bitki arasında paşa kılıcını da saymıştı.

Salon bitkileri konusunda Kamal Meattle'ın konuşmasından
Kamal Meattle

Diğer ikisi para çiçeği ve areka palmiyesi. Yaşadığı Yeni Delhi’deki kirli hava nedeniyle vücudunda alerji gelişen ve ciğerlerinin kapasitesi yüzde 30 oranında azalan Meattle, bu üç bitkiyi ofisinin olduğu binada kullanmış ve çok iyi sonuçlar almış. Bitkilerden maksimum fayda almak için yaprak bakımını her gün yapıyormuş. Havası temiz olan bölgeler için haftada bir kez bakımın, bitkinin havayı temizleyebilmesi için yeterli olduğunu da ekliyor. Bu ilham verici TED konuşmasının tamamı için link burada.

Duvar Sarmaşığı (Hedera helix):

Bahçelerde de sık gördüğümüz duvar sarmaşığı bana tarihi evleri, konakları anımsatır. Havayı temizleyen bitkiler listesindeki duvar sarmaşığının özellikle havadaki küf oranını azalttığı biliniyor. Küflenmiş ekmekle birlikte aynı kap içine konulmuş, deney sonucunda ekmeğin küflerinin azaldığı tespit edilmiş. Duvar sarmaşığı, gün ışığını gören bir yere yerleştirmeli.

Kauçuk (Ficus elastica):
Uğurlu ev bitkileri ve kauçuk bitkisi

Yetiştirirken zorlanmayacağınız, geniş yaprakları ile havadaki zararlı bileşenleri emiyor ve toprağı için yararlı maddelere dönüştürüyor. Doğanın dönüştüren gücü!

Eğreltiotu (Nephrolepis exaltata):

Bakımı kolay olduğu için popülerliğini yitirmeyen eğreltiotu, havadaki mikroplastik, formaldehit, sigara dumanı gibi zehirli maddeleri yaprakları aracılığıyla emiyor.

Salon Sarmaşığı (Epipremnum aureum):

Yetiştirmesi en kolay ev süs bitkileri arasında, bence ilk onda diyebilirim. Sulamayı unutsanız bile kolay kolay ölmez. Uca doğru sivrilen kalbe benzer yeşil yapraklarının kenarlarında kimi zaman beyaz, sarı ve soluk yeşil tonları dans eder. Doğrudan gelmemesi şartıyla bol ışık seven salon sarmaşığı ortam yeterince güneş alamasa bile ya da sadece floresan ışığıyla hayatını sürdürebilir. Bu nedenle ofisler ve okul, yurt gibi ortamlar için çok uygun, dayanıklı bir bitki. Hem havamı temizlesin hem de bakımı kolay olsun diyorsanız salon sarmaşığını rahatlıkla öneririm.     

Kurdele Çiçeği (Chlorophytum):
Chi Collection-Kurdele çiçeği

Ortamdaki zararlı formaldehit ve ksilen miktarınıazaltan kurdele çiçeği, direkt gelmemesi koşuluyla bol güneş ışığı istiyor. Bol ışıklı bir pencerenin kenarına koymak iyi olur. Bitkilerin ihtiyaçlarına göre hareket etmek, havayı temizleme özelliklerinden de bol bol faydalanmamız demek. Kurdele çiçeği aynı zamanda evcil hayvan dostu.

Dracaena Marginata ya da Dragon Ağacı:

Madagaskar kökenli bu ağaççık da havanın zararlı bileşenlerini emiyor.  

Zeze Çiçeği (Zamioculcas zamiifolia):

Susuzluğa dayanıklı zeze bitkisi, birçok kültürde bereket ve dostluğu simgeliyor. 

Kauçuk,
Paşa Kılıcı
Barış Çiçeği
Kurdele Çiçeği
Aloe Vera:

Aloe veranın cilt içinyararlarımalum. Ayrıca boya ve temizlik malzemelerinden havaya karışan kimyasal bileşikleri temizlemek için çalışan bir iç mekan bitkisi. Çiğ olarak yiyecek ve içeceklerde bile kullanılıyor.  

Okbaşı Sarmaşığı, melek kanadı (Syngonium podophyllum):
Melek kanadı, geniş yaprakları ile havadaki zararlı maddeleri süzüyor

Hava kirliliğini azaltan syngonium, nem oranını da yükselterek sağlığımız için çalışıyor.  

Dracaena Massangeana:

Dracaena ailesinden, odunsu gövdeye sahip. Yarı gölge ortamı seviyor. Hem zahmetsiz hem de havayı arındıran bitkilerden… Ofislerde de çok güzel duruyor. Mısıra benzeyen yaprakları ile corn plant (mısır bitkisi) adı da verilmiş.    

Monstera (Monstera Deliciosa):

Klasik bir salon çiçeği.Son zamanlarda daha sık görüyorum. Ilık bir mevsimde neredeyse haftada bir yeni yaprak açarsa şaşmayın. İki sulama arası toprağın kurumuş olması gerekli. Doğrudan gelmeyen, bol ışıklı bir yere yerleştirdiniz mi, bırakın büyüsün ve geniş yaprakları ile havanızı temizleyedursun.

Asplenium nidus:

Evcil hayvan dostu bu bitkinin tırtıklı yaprakları ile kendine has bir havası var. Bizim havamızı da iyileştiriyor. Nemli ortam sevdiği için ışık giren banyolar için çok uygun.

Eğer bu bitkilerin bulunduğu oda, ağaçlıklı bir manzaraya bakıyorsa araştırmalar bu faydaların arttığını gösteriyor. Maksimum fayda için hangi bitkiden kaç tane bulundurmalı? Bu sorunun cevabı tartışıladursun, şahsen bu konuda işimi sağlama aldığımı söyleyebilirim 🙂 Sahi kaç tane bitki yetiştiriyorum acaba?

Toprakla uğraşmak neden bu kadar iyi geliyormuş, bilim ispatladı

Bunları da beğenebilirsiniz

No Comments

Leave a Reply